Gazetemize vermiş olduğu demeçte:” Asgari ücret bir rakam değildir.Bir ailenin sofrasındaki ekmek, çocuğun okul masrafı, kışın yakılan odun, ay sonunu getirme umududur. Açıklanan yeni asgari ücret artan enflasyon yükselen kiralar ve temel gıda fiyatları karşısında yine yetersiz kalmıştır. Resmi açıklamalar da çalışanı koruyan bir artış vurgusu yapılırken pazardaki fiyat etiketleri bu söylemi ne yazık ki doğrulamamaktadır. Bu ücreti belirleyenler 2021 Türkiye’sinde mi yaşamaktadır? Bugün asgari ücretle çalışan bir yurttaşın maaşı daha cebine girmeden kira, fatura ve mutfak masrafları arasında erimektedir. Bu koşullarda yapılan zam bir refah artışı değil yalnızca yoksulluğun biraz daha ötelenmesi anlamına gelmektedir. Genel Başkanımız Sn. Özgür Özel’in de dediği gibi açlık sınırının altında bir rakam olduğunu söyleyebiliyorum. Asıl sorun yalnızca rakamın kendisi değil bu rakamı belirleyenlerin hayat pahalılığından zerre haberi olmaması oysa asgari ücret asgari yaşamı değil insanca yaşamı güvence altına almalıdır çalışanlardan sürekli fedakarlık beklenirken sabrın da bir sınırı olduğu unutulmamalıdır toplumun geniş kesimini ilgilendiren bu tür kararlar şeffaflıkla gerçek hayat verileriyle ve emekçinin sesiyle şekillenmelidir. Bu bir şikayet değil, bu duyulmak isteyen milyonların ortak çağrısıdır” dedi.
