1. Ali Yıldız Kimdir ?
1949 yılında Antalya-Gazipaşa’nın Seyfe Köyünde doğdu. İlkokulu köyünde, Ortaokulu, Antalya Erkek Sanat Enstitüsü’nde okudu. Liseyi Edirne Erkek Sanat Enstitüsü’nde bitirdi.
1970’te Ankara Erkek Teknik Yüksek Öğretmen Okulu’ndan mezun oldu. Öğretmenlikte geçen 10 yılın ardından meslekten ayrılarak, özel sektörde 22 yıl Teknik Eleman olarak çalıştı.
Antalya-Kepez Belediyesi’nde 2001 yılında Başkan Yardımcısı olarak başladığı aktif çalışma hayatını, 2014 Ağustos ayında emekli olarak sonlandırdı. Yazı hayatına 1968’de Üniversite ve Köy dergisinde başladı. Ali Yıldız evli iki çocuk ve iki torun sahibidir.
2. Kitap Yazma Fikri Nerden Başladı ?
Çocukluğumdan beri okuma yazmayı seven bir ortamda yaşadım. Dede evimizin bir odasında o zaman okuyamadığım eski yazı kitaplar vardı. Sonra birçoğunu kaybettik. Babam mahallenin çocuklarına eski kitaplardan topluca okurdu, muhtemelen dedem okumayı seven insanlar buradan bir genetik damar almışım diye düşünüyorum.
İlk yazımı Ankara Erkek Teknik Yüksek Öğretmen okulunda okurken yurt arkadaşlarımın da isteği ile İlahiyat Fakültesi Köycülük Derneği tarafından benim de katkılarım ile çıkartılan Üniversite ve Köy isimli dergide yayınladım. Şiir ve nesirlerim vardı.
3. Kitap Kaç Yılda Yazıldı? Nasıl Bir Süreçte Tamamlandı ?
Aile Şeceresinin merak ederken önüme çıkan imkan ve engelleri aşarak arşivlere ulaştım. Başbakanlık Osmanlı Arşivleri ve Cumhuriyet Arşivleri ile Genel Kurmay Askeri Arşivleri ve Vakıflar arşivlerini birlikte kullanarak ulaştığım arşivlerin sunduğu belge çokluğu, bu çalışmanın basit bir makale, çizelge ve listeleme ile değil daha kapsamlı bir çalışma ile muhtemelen kitap ile sonuçlanabileceğini gösterdi.
Nereye varacağını düşünmeden elime geçen belgeleri değerlendirince önüme bir klasör çıktı. Bu klasörden kitaba uygun olanları seçtim. Ayrıca gezi ve gözlem notlarımız ile Gazipaşa sahasında köy köy, ev ev gezerek elde ettiğim röportajlarımı da alarak klasöre ekledim. 2000 sayfalık bir münderecat oluştu. Bunu seçerek azaltıp 1000 sayfaya indirdim. Öncesini saymazsak 2001 yılından 2007 yılına kadar 5-6 yılda toplanan malzeme ve bilgileri 2007 de kitap formatında birleştirdim. Birkaç çıktı aldıktan sonra hemşehrim ve arkadaşım Resul Kaya’nın da yardımı ile sayfa ve bilgilerden ayıklamalar yaptım. Halen elimizdeki belgelerden birkaç Gazipaşa Kitabı daha çıkar.
4. Gazipaşa’nın En Eski Yerleşim Yeri Neresidir ?
Bizim için en çok bilinen tarih Selçuklu döneminde 1228 yıllarında Gazipaşa’nın Selinti adıyla 40 kadar Bizans kalesinin Selçuklu topraklarına katıldığı doğrultusundadır.
5. Gazipaşa Bilinen Tarihten Önce Ne Zaman Kuruldu ?
Gazipaşa Tarihi çalışmamızda Gazipaşa Ne zaman Kimin İdi başlığı altında bir bölümde sözünü ettiğimiz gibi MÖ. 6000 yıllarında Gazipaşa’da hayat var. Evlerinin etrafını taşlarla çeviriyorlar ocaklık yerleri vs. var. Ancak bu insanlar kimdir kimse bilmiyor. (Gaz. Tar. s.31) Sonraki bin yıllarda, Arzawalılar, Luviler, İsauralılar Kilikyalılar, Liman kenti olması ile Fenikeliler bu sahillerde egemen olmuşlar. Selçuklulara kadar olan süreçte istikrarlı bir yönetim olmamış gibi. En azından bizde böyle bir bilgi yok. Gazipaşa’nın 3000 yılı aşkın bir tarihi olduğu tahmin ediliyor.Neriglissar adındaki Asur-Babil kıralı MÖ. 560’ta tahtı zorla ele geçirmesinden MÖ 556’daki ölümüne kadar hüküm süren Yeni Babil İmparatorluğunun dördüncü kralıydı . Asur kıralllğı tarafından yaklaşık MÖ. 550 yıllarında Sallune-Selinti’nin fethine karar verildiğine göre o tarihlerde burada dişe dokunur bir medeni hayat vardır. Bu da günümüzden itibaren 2500 yıl eder ki daha ayrıntılı bilgi veremiyoruz. Şu fragmanlara biraz göz atarsak Sallune-Selinti’nin Asur kırallıkları tarafından saldırıya uğradığını anlarız.
“Babil-Asur krallarından Neriglissar’ın karısı Nebukadnezar’ın kızıydı. Kızı ile olan bağlantısı nedeniyle meşru olarak görülmesine rağmen, Neriglissar’ın başka bir karısından olan oğlu Labashi-Marduk’un olması ve dolayısıyla kraliyet hanedanıyla tamamen bağlantısız olması da mümkündür.
Buna rağmen ve kısa saltanatına rağmen, Neriglissar daha sonraki Babilliler tarafından olumlu bir şekilde hatırlanmıştır. Nabonidus, yazıtlarında özellikle Nebukadnezar ve Neriglissar’ı birlikte çalıştığı iyi krallar olarak anmaktadır.
Pirindu kralı Appuašu, büyük bir ordu topladı ve Suriye’yi yağmalayıp talan etmek için yola çıktı. Buna karşı Neriglissar da ordusunu topladı ve ona karşı koymak için Hume’a doğru yürüdü. Neriglissar gelmeden önce Appuašu, topladığı ordu ile bir dağ vadisinde pusuya düştü. Neriglissar onlara ulaşıp, onları yenilgiye uğrattı ve büyük orduyu ele geçirdi. Orduyu ve çok sayıda atı ele geçirdi. Appuašu’yu on beş saatlik bir mesafe boyunca takip etti ve insanların tek sıra halinde yürümesi gereken zorlu dağlardan geçerek kraliyet şehri Ura’ya kadar ilerledi.
Onu yakaladı, Ura’yı ele geçirdi ve yağmaladı. Ura’dan atalarının kraliyet şehri Kirşi’ye kadar altı saatlik zorlu dağ ve geçitlerden geçtikten sonra, güçlü şehir Kirşi’yi, kraliyet başkentini ele geçirdi. Şehrin surlarını, sarayını ve halkını yaktı. Kirshu’yu ele geçirdikten sonra Neriglissar, kıyıdan iki mil açıkta bulunan Pitusu adasına karşı amfibi bir saldırı düzenledi ve ardından Lidya sınırındaki Sallune yerleşimine giden dağ geçitlerini harap etti . Okyanusun (Denizin) ortasındaki Pitusu adasını (Günümüzde şimdiki Kız Kalesi Mersin) ülkesini ve orada konuşlanmış altı bin savaş birliğini teknelerle ele geçirdi. Şehirlerini yıktı ve halklarını esir aldı.
Aynı yıl Sallune-Selinti- Gazipaşa geçidinden Likya sınırına kadar yangınlar çıkardı. Appuašu kaçtı, bu yüzden onu yakalayamadı.”
Günümüzden 2500 yıl önce Gazipaşa üzerine seferler ve hesaplar yapıldığını bu metinlerden anlamaktayız.
6. Gazipaşa Yörük müdür?
Evet Gazipaşa Yörük yerleşimidir ve halen Yörükleri canlı olarak hayatını devam ettirirler. Yaklaşık olarak 1228 yıllarında Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat’ın; kara tarafından Mübarizeddin Çavlı’nın, denizden de Mübarizeddin Ertokuş’un komutasında kara ve deniz güçlerini göndererek kırk kadar kaleyi fethetmiş ve Selçuklu toprağına katmıştır. (Bknz. Gazipaşa Tarihi s.37)
Fetihten önce bu toprakların Bizans egemenliğinde olduğu düşünülmektedir. Fetihten itibaren bölgenin Türkleştirilmesi için Karamanoğulları çatısı ana kollarından Oğuz Hanlu Yörük aşireti Alanya ve Gazipaşa bölgelerine yerleştirilmiş, Gazipaşa’da Karamanoğulları vakıfları kurulmuştur. Gazipaşa vakıflarını Gazipaşa tarihi çalışmamızda yayınladık. Oğuz Hanlu Aşiretinin ilk yerleşim yöresi İnceğiz Karatpe Sivastı Hayrados arasındaki koyaklar olduğu anlaşılmaktadır. Buna dair son belge Osmanlı Arşivinde 1831-32 yıllarında yapılan İlk Nüfus Sayımına ait yazımda Oğuz Hanlu Aşiretinin Bıçkıcı Suyu ekseninde İnceğiz yakınlarında 19 hane olarak varlığını sürdürdüğünü görüyoruz. Bu tarihten sonraki nüfus defterleri hangi sebeplerle olduğunu bilmediğimiz bir şekilde araştırmaya kapalı olduğundan daha sonra Oğuz Hanlular hangi köy adı ile devam ettiler bunu bilemiyoruz.
1931 yılında İstanbul’da yayınlanan Atsız Mecmua adlı aylık dergide H. Nihal Atsız Göçebeliğin İlgası başlığı altında Gazipaşa’nın adını vererek Yörük hayatının terk edilmesi ve yerleşik hayata geçilmesi gerektiği doğrultusunda bir makalede Gazipaşa göçebeliğini konu etmiştir. Hatta bu tarihte Gazipaşa ve Alanya’da muz tarımının yapılmakta olduğuna işaret etmiştir.
7. Kitabı Nerden Bulabiliriz ?
Bulamazsınız. Çünkü 2008 de basıldı ve bitti yazarında bile bir iki örnekten başka yok. İnternette bazen bulunuyor diyorlar.
Kitabın yeniden basılması gerek ama benim bunu yapacak maddi gücüm yok. Kurumsal desteğe ihtiyaç var. Eğer Belediye veya Kaymakamlık el atarsa ben kitabın yeni baskısını biraz düzeltme ve eklerle yeniden hazırlayıp teslim edebilirim. Benim Gazipaşa için yapacağım hizmet budur. Gwerek semposzyumlar gerekse konferanslarla zaten gereğini yaptığım için müsterihim. Gönül daha fazlasını yapmak ister ama zaman imkan ve sağlık şart.
